Avrupa Birliği’nin (AB) çekirdeksiz kuru üzümde “klor pirifoz-etil” etkin maddesinin kalıntı limitini 0,5 pmm’den 0,01 pmm’e düşürmesi Manisalı üzüm ihracatçılarını karamsarlığa itti.

Manisa Ticaret Borsası’nda düzenlenen toplantıda konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, üzümde açıklanan kalıntı miktarının düşündürücü olduğunu ifade ederek, “Klor pirifoz-etil etkin kalıntı limiti için açıklanan miktar, ‘bu ilacı hiç kullanmayın’ anlamına geliyor. Bu yüzden bu ilaçtaki etken madde üzerinde hassasiyetle durmaktayız. Bu etken madde ilaçta çok yaygın kullanılmaktadır. Asıl sıkıntı da budur” diye konuştu.

Üzümle ilgilenen herkese büyük görevler düştüğünü vurgulayan Çebi, “Bunu birebir uygulayacak kişiler üzerinde etkili olmak gerekiyor. Bu noktada da ilgili tüm kuruluşlara görev düşüyor. Üzümdeki kalıntı miktarını bu seviyenin altında tutabilmek için çok büyük uğraş gerekiyor.Bu karar bizi gerçekten sıkıntıya soktu” şeklinde konuştu.

Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap ise açıklanan yeni limit değerinin ağustos ayında uygulamaya konulacağını belirterek, “Kalıntı sorunundan kaynaklanabilecek ihracat kayıpları ve gıda güvenliği kriterleri kapsamında AB pazarında imajımızın zarar görmesi risklerini işin en başından itibaren bertaraf etmemiz gerekmektedir” dedi.

– “Bu ilacın yasak olduğunu üreticiye anlatalım”

Üzüm ihracatçısı Mustafa Özgür de AB’nin bundan önce de üzümdeki kalıntı konusunda pazarı “tıkanma noktasına” getirdiğini öne sürerek, “Almanya’da marketlerde 15-20 bin ton pazar kaybettik. Almanya’da pazar kaybımız yüzde 60’tır. Almanya, 27 bin ton mal alırken, bu sene sadece 10 bin ton mal almış. AB’nin yerinde pazar kaybı var. Bir dahaki sene kuru üzümde toplu kalıntıları aşamazsak, bir felaketle karşı karşıya kalacağız. Bu çok kalıntıdan dolayı bütün pazar kaybedilmek üzere. Süpermarket zincirleri Türkiye’yi terk ediyor” ifadelerini kullandı.

İhracatçı Gürkan Atılgan, Avrupa üzüm pazarında adı duyulmayan Güney Afrika üzümünün Alman pazarında önemli bir şekilde yer almaya başladığını ve süpermarketlerin çoğunu ele geçirdiğini söyledi.

Kalıntı miktarı için açıklanan rakamın, ilacın neredeyse kullanılmaması anlamına geldiğini kaydeden Atılgan, “Avrupa pazarında İran ve Çin üzümü bizden kalite anlamında daha aşağıda olmasına rağmen, artık kendilerini ‘Türk üzümünden daha az ilaç kullanıyorlar’ diye pazarlıyorlar. Biz üzümü normalde İran ve Çin üzümünden daha pahalı satardık, fakat son aylarda iş daha da dramatik hale geldi. Ağustos ayında bizi büyük tehlike bekliyor. Ağustos ayında müşterilerimiz ürünlerini bize getirmeden sergide numune alacağız. Bu ilaç çıktığı zaman hem müşterimizi hem de ilaç bayisini ifşa etmeyi düşünüyoruz. Çok dikkatli olmalıyız, yoksa kendi ayağımıza sıkarız. Bu ilacın yasak olduğunu üreticiye anlatalım” diyerek görüşlerini dile getirdi.