İyot Yetersizliği Hastalıkları ve Tuz İyotlaması Programı toplantısı Ankara'da 28-29.05.2007 tarihleri arasında İl Tarım Müdür yardımcıları ve Kontrol Şube Müdürleri ile birlikte yapıldı. Toplantının İlk gününde Yurtiçi Gıda Kontrol ve Beslenme Şubesi Müdürü Harun TOKAY, Gıda Dış Ticaret ve Kontrolü Şube Müdürü İlhami ŞAHİN, Gıda Kodeks Şube Müdürü Nurseren BUDAK, Tesis denetleme ve ruhsatlandırma şube Müdürü Şaban AYDEMİR, Halk Sağlığı Hizmetleri Daire Başkan Vakili Tahir TIRPANCI'nın katılımı ile Tarım İl Müdürlükleri Kontrol Şube Müdürlüklerinin faaliyetlerinin genel değerlendirmesi yapıldı.

Pazar, 13 Mayıs 2007 14:58

Organik Tarım Nedir?

Organik Tarım; üretimde kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir. Organik tarımın amacı; toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumaktır. Organik tarımın geçmişi 20.yüzyıla dayanmaktadır. Zira çevre bilinci ve ozon tabakasındaki incelme ve dünya geleceğinin tehlikeye girmesi gibi konular gündeme gelmiştir.

Pazar, 13 Mayıs 2007 14:40

5262

Yazan

ORGANİK TARIM KANUNU


Kanun No: 5262
Kabul Tarihi: 01.12.2004

03 Aralık 2004 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 25659

Karar Sayısı : 2005/9207

Ekli “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik”in yürürlüğe konulması; 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı, 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı, 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı kanunlara göre, Bakanlar Kurulu’nca 14/7/2005 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Pazar, 06 Mayıs 2007 15:56

Gıda Katkı Maddeleri

Günümüzde 80 000 civarında kimyasal madde çeşitli amaçlar için kullanılmakta ve bu sayı her geçen yıl artmaktadır. 20. yüzyılın başında çoğu doğal kaynaklı olmak üzere bir kaç bin kimyasal madde kullanılmaktaydı. Kimyasal maddelerin kullanımı özellikle 1940'lardan sonra hızla artmıştır. 1950 yılında 7 milyon ton/yıl olan dünya kimyasal madde üretimi 1985 yılında 250 milyon ton/yıl'a yükselmiştir. Bugün bu rakam 400 milyon ton/yıl'a ulaşmıştır. Kimyasal maddelerin yoğun ve nispeten kontrolsuz olarak kullanılmaya başlandığı yıllarda yapılan hatalardan insan sağlığı ve çevre zarar görmüştür. Gerek kimyasal maddelerin her alanda yoğun olarak kullanılmaya başlanması gerekse kontrolsuz kullanımın yarattığı ciddi sağlık ve çevre sorunları, toplumlarda kimyasal kullanımına karşı oluşan korku ve tepkinin nedenidir. Kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkileri devamlı tartışma konusu olmaktadır. Toplumlarda en önemli sağlık göstergesi doğuştan yaşam beklentisi olarak da tanımlanan ortalama yaşam süresidir. 1900 yılında Dünya'da ortalama yaşam süresi iki cinsiyet ortalaması olarak 30 yaş iken, 1997 yılında 63 yaşa yükselmiştir. Bu rakamlar ABD'de 1900 ve 1997 yılları için 49 ve 77'dir (1). Bu gelişmede başta ilaçlar ve suyun sanitasyonunda kullanılan kimyasallar olmak üzere, insanlara kimyasalların da yardımıyla yeterli ve kontaminasyondan korunmuş gıdaların temin edilebilmesinin de önemli payı vardır. Ancak, bu değerlendirmeden kimyasalların insan sağlığı ve çevre için zararsız olduğu anlamı çıkartılmamalıdır. Rastgele kimyasal kullanımı insan sağlığı ve çevre için büyük tehdittir. Özellikle 1960'lardan sonra toksikoloji bilimindeki hızlı gelişmenin yanısıra kimyasal maddeler için risk yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi, güvenli kimyasal kullanımı olanağını getirmiştir. Bugün ilaç, gıda katkı maddesi, kozmetik, tarım ilacı, endüstri kimyasalı olarak kullanılan her kimyasalın insan sağlığı ve çevreye olan etkisi ayrıntılı olarak incelenmekte, insan sağlığı ve çevre üzerinde kabul edilemez ölçüde risk taşıyanların kullanımına izin verilmemektedir.

Page 9 of 17