Ülkemizde gıda maddesi üreten, satan ve toplu tüketime arz eden işyerleri ile bu işyerlerinde üretilen ve satışa arz edilen gıda maddelerini, gıda ile ilgili mevzuat hükümlerine uygunluk açısından denetleyen gıda kontrolörlerinin işi gerçekten çok zor?

Ülkemiz genelinde sayıları 50 bin civarında olan gıda maddesi üreten işyeri ile 400 bin civarındaki gıda maddesi satış ve toplu tüketim yerini denetleyen gıda kontrolörlerinin sayısı ise 6 bin civarında.

Gerek işyeri sayısının fazlalığı gerekse gıda kontrolörlerinin yaptığı işler göz önüne alındığında, 6 bin sayısının ne kadar az olduğu anlaşılmakta. Zira gıda kontrolörleri, sadece gıda üreten ve satan işyerlerini denetleyen kişiler değil? Bu kişiler; tüm bu işlerin yanı sıra, her türlü gıda maddesinin, gıda ile temas eden ambalaj malzemelerinin ithalat ve ihracat kontrollerini de yapmakta. Ayrıca bu kişiler; gıda maddeleri ve gıda ile temas eden ambalaj malzemelerini üreten işyerlerinin üretim izni dosyalarını incelemek ve bu işyerlerini üretime uygunluk açısından denetlemek gibi oldukça önemli görevleri de yapmaktadırlar.

Yaptıkları bu iş karşılığında devletten aldıkları maaş ise ne yazık ki çok az?Böylesi yoğun iş yükü altında olan bu kişiler, görevleri sırasında bazen hiçte uygun olmayan ve hak etmedikleri bir takım tavır ve davranışlarla da karşı karşıya kalabilmekte. Hâlbuki bu kişiler, yasa gereği denetimin yapılacağı her yere girip bilgi istemeye hak sahibi olan lisans seviyesinde eğitim almış kişiler. Bu kişiler ya mühendis ya da veteriner hekim? Ya da gıda kontrolör yardımcısı olarak görev yapan yüksek okul mezunu tekniker?

Gıda kontrolörü; bunca zorluğa rağmen, görevini yaparken olgun davranan, otoritesini muhafaza eden, nazik olan ve karşısındakine güven veren ve hepsinden de önemlisi yasal yetkisinden önce bilgisini kullanan bir kişi olarak görevini yapmaya çalışmakta. Gıda kontrolörü bu zor görevi yaparken; karşısındakini aynı zamanda ikna etmeye çalışan, yasalara aykırı bir durum tespit ettiğinde dürüst ve namuslu olan, münakaşalardan çekinen ve bunun için son derece dikkatli davranan bir kişi. Fakat tüm bunlara rağmen, yine de bazen hiç istenmeyen bir takım olumsuzluklarla karşı karşıya kalabilmekte...

Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda Ankara?da yapılan bir denetimde gıda kontrolörlerine yapılan fiili saldırı medyada yer almıştı. Maalesef bu gibi çirkin olaylar, özellikle sözlü saldırı ve tehditler, birçok ilde zaman zaman yaşanmakta?

Aslında tüm bu olumsuz davranışların temelinde, bu işyeri sahiplerinin içinde bulunduğu ağır ekonomik şartlar ve bunun yarattığı sıkıntılar ve psikolojik bozukluklar yatmaktadır.

Bunun yanı sıra; bu hareketi yapanların kültür kodlarının, içinde bulundukları bu sıkıntıları kontrol altına alamayacak kadar düşük olması da bunun bir diğer önemli nedenidir.

Elbette bu olumsuz davranışları tasvip etmek mümkün değil? Zira hiçbir sebep, bu davranışları haklı kılmaz.

Gıda kontrolörleri gerçekten bu davranışları hiç ama hiç hak etmiyor? Onlar sadece devletin kendilerine verdiği görevi, imkanları ölçüsünde yapmaya çalışıyor. Bu nedenle işyeri sahiplerinin, denetimler sırasında gıda kontrolörlerine karşı tavır ve davranışlarında, daha dikkatli olmaları gerekmekte.

Zira bu her şeyden önce bir vatandaşlık görevi.
Öyle değil mi !...

Yusuf VANGÖL
Ziraat Yüksek Mühendisi
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği
Gıda Birimi Müdürü

{mos_fb_discuss:42}