Günümüz dünyasında ne yazık ki halen milyonlarca insan, açlık tehlikesi ve buna bağlı olarak malnütrisyon adını verdiğimiz beslenme eksikliğine bağlı hastalıklarla karşı karşıya kalmaktadır.
İnsanoğlunun karşısında duran bu olumsuzluğun arkasında yatan bir çok neden bulunmaktadır.
Başta üretilen gıda maddelerinin miktar ve kalite olarak yetersizliğinin yanı sıra üretilen bu gıdaların dağıtımındaki adaletsizlik, ülkelerin sosyo ekonomik durumları, gelir dağılımındaki eşitsizlikler bu olumsuzlukların nedenlerinden sadece bir kaçıdır.
İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için temel gereksinimlerinin başında elbette beslenme gelmektedir.
Beslenme sadece karın doyurmak değildir. Gerçek anlamda beslenme denilince yeterli ve dengeli beslenme anlaşılmaktadır. Yani vücudun ihtiyacı olan temel besin elementleri adını verdiğimiz proteinler,yağlar,karbonhidratlar,mineral maddeler,vitaminler ve suyun, yaşa,cinsiyete ve fiziksel aktiviteye göre yeterli miktarda ve dengeli olarak her gün düzenli olarak alınması demektir.
Bu besin elementlerinin kaynağı olan bitkisel ve hayvansal gıdaların günlük öğünde dengeli ve yeterli bir biçimde dağılmış olarak alınması gerçek anlamda beslenme için şarttır.
Hangi yaş grubuna mensup olursa olsun her tüketicinin, yeterli ve dengeli beslenme kuralları dışında, günlük besin ihtiyaçlarını sağlarken ve tüketirken dikkat etmesi gereken bir çok önemli kurallar bulunmaktadır.
Bu kurallarda en az yeterli ve dengeli beslenme kuralları kadar önem arz etmektedir.Peki nedir bu Kurallar ?
Bu kuralların başında, gıda güvenliği gelmektedir. Gıda güvenliği kelime anlamı itibariyle, gıdalarda olabilecek fiziksel,kimyasal,biyolojik ve her türlü zararların bertaraf edilmesi için yapılan faaliyeti ifade etmektedir.
Gıda maddelerinin hammaddeden başlayarak sofraya gelinceye kadar geçen aşama adını verdiğimiz gıda üretim zincirinde gıda güvenliğinin sağlanması bir diğer değişle gıdaların sağlıklı olması için alınması gereken tüm tedbirler adını verdiğimiz gıda hijyeninin oluşturulması başta üreticiler olmak üzere her kesimi yakından ilgilendiren bir husustur.
İşte raf ömrü süresince fiziksel,kimyasal ve biyolojik riskleri taşımayan gıdaları tüketmek için tüketicilerin dikkat etmesi gereken diğer kuralları ise şu şekilde sıralayabiliriz.
Tüm tüketicilerimiz gıda maddesi satın alırken başta o gıda maddesinin etiketi üzerindeki bilgileri mutlaka okumalıdırlar. 05 Haziran 2004 tarihinde yayımlanan 5179 sayılı? Gıdaların Üretimi,Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ? gereği, gıda maddelerinin Tarım ve Köy işleri Bakanlığından üretim izni almadan piyasaya arz edilmesi yasaktır.
Tarım ve Köy işleri Bakanlığından alınan bu iznin tarih ve sayısının etiket üzerinde mutlak surette bulunması gerekmektedir.Bu ifade etiket üzerinde, Tarım ve Köy işleri Bakanlığının ???tarih ve ???sayılı izni ile üretilmiştir şeklinde yer almaktadır. Bura da dikkat edilmesi gereken husus, bu ifade de tarih ve sayının mutlak surette yazılı olması gerekmektedir.
Bu ifadenin yer almadığı gıdaları, tüketicilerimizin tercih etmemesi gerekmektedir. 5179 sayılı Kanun gereği, etiketi üzerinde tarım ve Köy işleri Bakanlığının üretim izin tarih ve numarası olmayan gıda maddelerini satan işyerleri hakkında da idari para cezası uygulanmakta ve satılan ürünlere el konulmaktadır.
Tüketicilerimizin dikkat etmesi gereken bir diğer kural ise; gıda maddelerinin etiketi üzerinde mutlaka son kullanma tarihinin bulunması ve bunun da süresinin geçmemesi gerekmektedir.
Zira son kullanma tarihi geçen gıdaları tüketmek her için sağlık açısından bir risktir. Etiketinde son kullanma tarihi bulunmayan ve son kullanma tarihi geçmiş olan gıda maddelerini satan işyerleri hakkında da 5179 sayılı Kanun gereği Tarım ve Köy işleri Bakanlığı idari para cezası uygulamakta ve satılan bu gıda maddelerine el konulmaktadır.
Gıda maddesinin etiketi üzerindeki Tarım ve Köy işleri Bakanlığının üretim izin tarih ve numarası o gıda maddesinin güvenliğinin bir göstergesidir.
Tüketicilerimizin gıda maddesini satın alırken dikkat edeceği bir diğer kural ise, gıdaların etiketi üzerinde yazılı olan muhafaza şartlarını taşıyıp taşımadığıdır. Örneğin +4 derece de satışa arz edilmesi gereken bir gıda maddesi sıcakta satışa arz ediliyorsa kesinlikle alınmamalı ve satıcı bu konuda uyarılmalıdır. Özellikle çabuk bozulabilir gıdalar adını verdiğimiz et,süt,su ürünleri ve düşük asitli gıdaların mutlak surette uygun sıcaklıklarda ve soğuk zincir kırılmadan satışa arz edilmesi gerekmektedir.
Gıda maddeleri satın alınırken dikkat edilecek bir diğer kural ise, o gıda maddesinin dış görünüşüdür. Örneğin konserve gibi gıda maddesi satın alınırken eğer bombaj ve sızıntı yapmış, delinmiş kenarı paslanmış kutu konservelerinin kesinlikle satın alınmaması gerekir.
Yine gıda maddesi satın alırken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, gıdaların ambalajlı olarak satışa arz edilip edilmediği ve bu ambalajların uygun olup olmadığıdır.Zaman zaman bazı gıda maddelerinin örneğin ekmeğin, okul önlerindeki boyoz,simit,poğaça v.s. gıda maddelerinin gazete kağıtlarına sarılı olarak tüketiciye sunulduğu görülmektedir. Bu gibi durumlarda bu gıda maddelerinin satın alınmaması ve satıcıların da tüketiciler tarafından uyarılması gerekmektedir.
Bir diğer önemli kural, özellikle okul önlerindeki seyyar satıcılardır. Bu gibi yerlerden mümkün olduğunca gıda maddesi satın alınmaması gerekir.
Zira gıda güvenliğinin sağlanmadığı, nerede ve kimler tarafından hangi koşullarda üretildiği belli olmayan ambalajsız ve etiketsiz olarak satışa arz edilen gıdaların tüketilmesi sağlık açısından son derece riskli bir durumdur.
Aynı şekilde okullarımızda gıda maddesi satan okul kantinlerinin, hijyen kurallarına uygun hareket edip etmediği başta okul idareleri olmak okul aile birlikleri ve öğrencilerimiz tarafından sık sık gözlenmelidir.